Sanat Tarihi Nedir? Sanat Tarihi Bilmek Neden Önemlidir?

En son güncellendiği tarih: Eki 12

Sanat tarihini tanımlamadan önce, tarih kelimesini anlamak gerekir. Sanat tarihinin içindeki tarih, aslında geçmişe dair olayları açıklayan ve kaydeden bir bilim dalı olarak ortaya çıkmıştır. İngilizce de history, Fransızca da histoire, İtalyanca da storia ve sadece İspanyolcaya aynı şekilde geçmiş olan historia kelimeleri, hem tarih hem de araştırma anlamına gelen Latince historia'dan gelmektedir. Tarih, bir nevi geçmişe açılan kapıların ardındakileri keşfetmek ve incelemektir. Sanat tarihi de bu anlamda sanatın geçmişine bir perde aralayıp, sanatı tarihin içinden bulup çıkararak irdelemektir. Sanat tarihçilerinin görevi ise geçmişteki sanat hakkında araştırma yapmak ve onu yorumlamaktır. Bir diğer yandan sanat tarihçileri, gelecekte günümüzün tarihi olacak şimdiki zamanın sanatını da yazar; bu, gelecekteki insanlara şu anı anlatacak olan sanattır.[1]

Sanat tarihi, bugün üniversiteler ve müzelerde dünya çapında uygulanan akademik bir disiplin olarak uluslararası alanda kabul edilmektedir[2]. Farklı düşünmek, geçmişe dair sorular sormak, bu soruların cevaplarıyla yetinmeyip daha fazlasını araştırmak, gelenekselleşmiş kalıpları kabul etmeyip geçmişe yeni bir pencereden bakmak, sanat tarihini bir alan olarak meydana getiren çeşitli konulardır. Sanatın doğasını ve dayanağını anlamak ve içselleştirmek için önce tarihi hakkında bilgi sahibi olmak, bireyin farklı bir bakış açısıyla hayatı anlamasına neden olur.

Sanat ve kültür kitaplarının günümüz toplumları tarafından sadece “coffee table” aksesuarı olarak kabul edildiği ve kitapların sosyal medya fotoğraflarını süslemekle yetindiği buruk bir gerçektir. Bu durum, toplumun derinde olanı kavramasını, gerçek entelektüelliğe ulaşmasını büyük ölçüde engeller. Ne var ki relire yani “yeniden okuyorum” culuk gibi, kitapların aksesuar olarak sadece fotoğraflarda yer almasının ana nedeni toplumda kabul görmeme kaygısıdır. İnsanların etkileşim sonucu birbiri üzerinde yarattığı görünmez baskı ise bu kaygının kaynağını oluşturur. Halbuki fotoğrafı çekilen kitaplar gerçekten okunsa, kişiye ilham veren şeylerin bu dünyanın derinliklerinde bulunulacağına şüphe yoktur.

Sanatı yorumlamak ve sanata dair savlar geliştirmek, var olanın ötesindeki her şeye soru sorarak bakmayı gerektiren bir görüş biçimi ortaya koyar. Sanat tarihi bilgisi bu yönden, toplumsal açıdan sadece kendinde olanı değil, diğer toplumları da anlamayı kolaylaştıran kültürlerarası bir köprü görevi üstlenir. Sanat tarihi çalışmanın insan yaratıcılığında çok büyük bir rolü vardır; kişinin hayal gücünü, görsel zekasını ve hümanist duygularını harekete geçirerek toplumda kalıcı bir yer edinmesini sağlar. Bireye kazandırdığı farklı kimlikler -araştırmacı, rasyonel, gerçekçi- sayesinde tarihte yaşanmış her şeyi sorgulayıcı bir gözle takip etmeyi ve gelişigüzel olguları kabul etmemeyi öğretir.

Elbette sanat ve sanat tarihi hakkında üretilen ve üzerine konuşulan her şeyi bilmek, her şeyi öğrenmek olanaksızdır. İnsan yaşam boyu öğrenmeye mahkum bir varlık olarak, ilk önce bunu kabul etmeli, “ben oldum” dememelidir. Aksi halde, kendini öğrenmeye kapatarak var olanla yetinir, sorgulamaz. Hayatı sorgulamayan insan da hayatı anlayamaz, sadece yaşar. Anlayarak, keşfederek, ruha temas ederek yaşamak, bilgiye daima aç bir şekilde her şeyi irdelemek ve tartmak, insanın kendisi için yapabileceği en iyi şeydir. Sanat tarihi araştırması yapmak da bu noktada, hayatın monotonluğu içerisinde bir esin bulmak, bilgiye bilgi katmak ve genel kültür anlamında gelişmek için en etkili yöntemdir.

[1] Anne D’Alleva, Sanat Tarihi Nasıl Yazılır?, 2015, s.16 [2] Aynı eser, s.165

30 görüntüleme
 
  • Instagram

©2020, nazperi tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

This site was designed with the
.com
website builder. Create your website today.
Start Now